Teoman Konseri 13 Ağustos | Arkadaşlık Siteleri ve Arkadaşlık Uygulamaları

Buradasınız : Ana Sayfa // Msn Adresleri // Teoman Konseri – 13 Ağustos

Teoman Konseri – 13 Ağustos

Teoaman alışılmışın dışında 13 ağustosu akşamı açık hava harbiye de bir konser verecek, Teoman kendi orkestrasının dışında tamamen klasik müzik argümanlarının kullanılacağı söylemiş.

Kelebekte yayınlanan röportajda soruları cevaplayı konser hakkında bilgi veren Teoman “Paramparça Senfoni” başlıklı konserde 50 kişilik senfoni orkestrasıyla beraber sahneye çıkacak olan Teoman, “Daha önce buna benzer projeler yapıldı, ama bunun farkı konserde kendi orkestramın hiç yer almaması… Sadece klasik müzisyenler çalacak ve ben de onların parçası olacağım” dedi.

İşte Teomanın o ropörtajı :

Sanatçılar yattığı için ben çalışkan görünüyorum

Teoman, Harbiye Açıkhava’da alışılmış çizgisinin dışında bir konser vermeye hazırlanıyor. 13 Ağustos’taki “Paramparça Senfoni” başlıklı bu konserde 50 kişilik senfoni orkestrasıyla sahneye çıkacak olan Teoman, “Çoğu ünlü yattığı için ben çok çalışıyor gibi görünüyorum. Aslında günde sekiz saat çalışan birine göre tembelim” diyor.

Bu konser fikri nasıl ortaya çıktı?

– Sekiz sene önce Borusan Orkestrası’nın bu tarz şeyler yapmaya meyilli olduğunu duymuştum. Onlarla iletişime geçtim ama araya başka projeler girince, bu senfoni konseri bir türlü gerçekleşemedi. Çünkü 50 kişilik bir orkestra gerekiyordu ve onun toplanması, hayata geçirilmesi, geri kalan şarkıların aranjmanlarının yapılması, çalacak yer bulunması çok zordu. Çok büyük bir prodüksiyon gerekiyordu. Sonunda senfoni projesini gerçekleştirmeyi isteyen Çağ Erçağ oldu. İşin müzikal direktörlüğünü üstlendi, birden proje hızlandı. Ardından 50 kişilik geniş bir orkestra kurdu. Orkestranın şefliğini de İzmir Senfoni Orkestrası şeflerinden İbrahim Yazıcı üstlendi.

Daha önce başka sanatçılar da senfoni orkestrasıyla sahneye çıktı. Bu konserin farkı ne?

– Evet, buna benzer projeler yapıldı ama bunun farkı konserde kendi orkestramın hiç yer almaması… Sadece klasik müzisyenler çalacak ve ben de onların parçası olacağım. Yani bütün parçalarım klasik orkestra için yeniden yazıldı.

Konsere nasıl hazırlanıyorsunuz? Malum, ekip büyük…

– Ben tek başıma çalışıyorum ama onlar zaman zaman bir araya geliyorlar. Çünkü ben ezbere söylüyorum, onlarsa önlerinde nota olduğu için bir şefin eşliğinde çalabiliyor. Konserden önce birlikte üç prova yapacağız ama…

Yeni şarkılarınızdan da okuyacak mısınız bu konserde?

– Hayır, yeniler yok… Son albümlerimden sadece “Güzel Bir Gün” ve “Renkli Rüyalar Oteli”ni seslendireceğim. Genelde daha eski parçalarımı repertuvara aldım.

“0 km Teoman” albümü kısmetse ne zaman çıkacak?

– Ekim diye düşünüyorum ama yetişmezse kasımda da çıkabilir. Ama tarz olarak, çalışmak için kendime deadline (son teslim tarihi) koymak zorundayım.

Çalışırken biraz dağınıksınız siz…

– Hepsi üst üste biniyor benim işlerimin… Bir şeye kafayı takıp sadece onunla uğraşanlardan değilim. Ara sıra oyunu açıp okuyorum, sonra şarkı yazıyorum, aranjman safhalarına da karışırım, ayrıca yeni projeler üretiyorum. Ama sanatçılarla başka insanların çalışma düzenini karşılaştıramam. Genelde sanatçı dediklerimiz hep yatarlar ve hiç çalışmazlar. Onların arasında ben çalışkan görünüyorum, oysa günde sekiz saat çalışan insanlarla kıyaslayacak olursak tembelim.

Uzun süredir yeni şarkılar yapmıyordunuz. Bu kadar kısa zamanda bitecek mi bu albüm?

– Ben eskiden daha da çabuk yazardım. Niyet ve çalışkanlıkla ilgili bu. Ne kadar çok çalışırsam şarkı adedi ve kalitesi o kadar artar. Hayatımda ilk defa 2,5 sene ara verdim ve bu süre biraz daha artacak gibi görünüyor. Tabi ki araya “Söz-Müzik Teoman” girdi ama onda da fazla bir şey yapmadım. Bu albümde biraz daha fazla şarkı yapmak istiyorum. Şu anda 6 şarkı bitmiş durumda.

Üretkenliği artırmak için hava değişimi de gerekiyor size…

– Dönem dönem kaçıp kendimi kurtarıyorum, doğru… Yazın kendimi tenha yerlere atıyorum, kışın da büyük ihtimalle yurtdışında yaşayacağım. Belki de gezebilirim, eşim ve çocuklarım olmadığı için alıp bavulumu giderim, belli olmaz… Bu sene büyük ihtimalle Avrupa’da kalacağım ama…

Sizde bir durgunluk başladı. Eskiden çok enerjiktiniz, partilere falan giderdiniz, ne oldu da duruldunuz?

– Hálá partilere gidiyorum ama eskisi kadar değil. Eski şeyleri sevmeye başladım yeniden. Yenilere bakıyorum “Ben bunların daha iyisini okudum” diyorum. Eskisi kadar iyi eser çıkaran insanlar olmuyor artık. Gençler iyi olmayan yeni şeyler ortaya çıkarıyorlar, sektör onları alkışlıyor. Sanki süper insanlarmış gibi bir durum var. Tabii sektörde de değişim olması lazım, yeni adamlara ihtiyaç var. Ben her zaman klasikten yanayım ama gençler yeni şeyleri seviyor.

Yenilerde sizi rahatsız eden ne?

– Aslında içerik. Benim müziğe de filme de yaklaşımım her zaman edebiyattan beslenmiştir. Diyalogları kötü olan bir filmi izleyemiyorum. Senaryoya neyi neden koyduklarını biliyorum. Ben o dikişleri senaryoda gördüğüm anda, o filme karşı bütün ilgimi kaybediyorum. Gerçi bunu benim yerime eleştirmenler yapsınlar. Ama adam gibi eleştirsinler. Biz de onlardan öğrenip izleyelim.

Neden hep yalnızsınız?

– Ben kalabalığı seviyorum ama kalabalıkta iş yapmayı sevmiyorum. Kalabalık ortamda ya konser vereceğim ya da eğleneceğim. Ama herhangi bir şeyi öğrenmek o kadar zor ki, konsantrasyon problemi oluyor. Benim bir şeyi okurken konsantre olmam lazım. Eskiden müziksiz çalışmazdım, ama şimdi her şey bir engel teşkil ediyor.

Yazmaya devam ediyor musunuz? Tiyatro oyununuz ne durumda?

– Ben bir oyun yazmıştım, ama sonradan o oyunu parçalayıp şarkılar yaptım. Kendi kendine ayakta durabilecek bir şeydi. Romanı ise uzun zamandır elime almıyorum ve ilerleyemiyorum. Bu tür şeylere zaman ayıramıyorum. Albüm bittikten sonra biraz filmle ilgileneceğim. Senaryoyu oluşturabilmek için çok çalışmam lazım. Bazı ünlü isimlerin yaptığı gibi filmi başkasına çektirip sahiplenmek istemiyorum. Tamamen kendim çekmek istiyorum, sadece iyi bir yardımcı yönetmen olsun, bana yeter.

Hakkınızda çıkan haberleri takip ediyor musunuz veya televizyon izliyor musunuz?

– Ben hiç televizyon seyretmem ve bunu zaman kaybı olarak görürüm. İzlediğim zaman da çok şaşırarak ve bunu insanların nasıl izleyebildiğini merak ederek kapatırım televizyonu. Bazen televizyonda kadın programlarına denk gelirim ve bunu izleyen var mı diye kendime sorarım. Demek ki bunu izleyen kadınlar olduğu için böyle programlar yayınlanıyor. Herkesin o kadar çok boş vakti olduğu için televizyonla vakit geçiriyorlar. Ben sadece zaman geçirmek istemediğim için televizyona vakit ayırmıyorum.

Ünlüyüm diye beni kullanmasınlar

Oyunculuğa devam edecek misiniz?

– Oyunculuk anlamında beni bir tek “Romantik” filminde beğendiler. Benim açımdan zor olmayan bir roldü üstelik. Artık oyunculuk yapmak istemiyorum. Geçen gün Mustafa Altıoklar’a “Ağabey bana bir günlük rol ver. Bir günde bitirip gidebileceğim bir şey olsun” dedim. Ticari projelerde yer almak istemiyorum. Benim yapacağım iş zevkine olmalı. Ben ünlüyüm diye beni kullanmasınlar.

Hayatımın en kilolu dönemini geçiriyorum

Bir önceki röportajımıza göre daha iyi gördüm sizi…

– Kilo aldım, yaz gelince biraz keyfim yerine gelir. Hayatımın en şişman dönemini geçiriyorum, 71 kilo oldum. Bir ara 62 kiloya düşmüştüm ama şimdi iyiyim. Ben bazı dönemlerde yemek yemeyi unutuyorum, yoksa kilo vereyim diye çaba sarf ettiğim yok yani… Hatta bazen hangi günde ve ayda olduğumu bile unutuyorum.

Ben hiç jet-ski’ye binmedim

Yaz tatilinde ne yapıyorsunuz?

– Çok ortalığa çıkmıyorum, hayatımda hiç jet ski’ye binmedim mesela… Ara sıra Bodrum’a gidiyorum, iki gün falan… Sörfe heveslendim. Denge konusunda da iyiyimdir. Ama bunlar hep kalabalıklarda yapılan şeyler olduğu için bana uygun değil. Ben daha çok tenha yerlerde bu işi yapayım istiyorum. Öyle bir yerde akşama kadar hocam olmasa bile eğlenebileceğimi düşünüyorum. Kalabalığı sevmiyorum.

Incoming search terms:

Use Facebook to Comment on this Post

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,



Yorum Yapın

 
Copyright © 2009 Arkadaşlık Siteleri ve Arkadaşlık Uygulamaları. Tüm hakları saklıdır.
Sevgi & Aşk