Geveze Kadın ve Boktan Gece | Arkadaşlık Siteleri ve Arkadaşlık Uygulamaları

Buradasınız : Ana Sayfa // Msn Adresleri // Geveze Kadın ve Boktan Gece

Geveze Kadın ve Boktan Gece

Kadir Çakan`ın yazılarından bir yenisi daha , bir kadının dilinden anladığınızda ve onun ne istediğini bildiğinizde hiç bir şey size sıkıcı gelmeyecektir. Yeter ki onun istediğini verin . Bir çok kadın tuhaf davranışlarının arkasına gerçekte ne istediğini saklama düşüncesine sahiptir. Kadir Çakan bu yazısında bunu size en güzel şekilde işelmiş diyebilirim.

Boktan Gece

Karanlık bir oda, karanlık büyük bir oda. Ben, aptal bir kadın ve mumlar, tütsüler, Kurt Cobain posterleri, küçük puf yastıklar Tweety terlikleri (ayaklarını Tweety’nin kıçına sokuyorsun), üzerine mum damlatılmış şarap şişeleri, Cosmo Girl, Blue Jean benzeri dergiler ve birbirinden gereksiz ve iki Bukowski hariç aptal birkaç yazarın elinden çıkmış 10 kadar parlak kapaklı, popüler kitabın durduğu duvara monteli küçük bir kitaplık; “Kitap okumayı çok seviyorum, kitap okumadan yapamam” dedi kadın, kitapları incelediğimi görünce. “Evet. Nerde yaptırdın bu kitaplığı?” diye sordum. İşçilik gerçekten güzeldi, ne de olsa ölümsüz eserleri taşıyordu sırtında.

Kendimi koltuğa bırakıp rakı şişesine uzandım. Rakıya gelen zamlar ve evden gelen harçlığın kesilmesi rakı içmeyi gerçekten çok zor bir hale getirmişti. İnsanoğlu bu hallere de düşebiliyormuş demek. Gerçekten çok acıklı. Rakıyı kadın almıştı ve bedelini beyin hücrelerime tecavüz ederek ödetiyordu. Eski sevgililer, aptal yerine koyduğu aptallar, boş beyninin buhranları, insanların ve tabii ki ailesinin onu anlamadığı, başarısız (tüh) intihar girişimleri, Metallica’nın bozulduğu, Kurt Cobain’e bi’ kere vermek istediği, kadın göğsünün küçük olması gerektiği (kendininkiler gibi), dünyayı dolaşmak istediği, Tanrı’ya inandığı ama ibadet etmediği, onu kalpten sevmek gerektiği, erkeklerde uzun saç modasının geçtiği (moda?), artık jöleli, kısa saçın moda olduğu (boklu köpek kıçı stili), yay ve teraziyle anlaşamadığı ama kovayla konuşmadan bile anlaşabildiği ve bana yazarlığın ressamlıktan daha çok yakışacağı, bende Bukowski’nin ışığını gördüğü gibi saçma ve rakı içtikçe daha da saçmalaşan bir yığın “önemli” konu hakkında brifing veriyordu. Söylediği her şeye “Hı hı evet.” diye karşılık veriyordum. Kafam şişmişti ama kadını susturmak istemiyordum, o kadar hızlı konuşuyordu ki rakı içmeyi unutuyordu, bu da gecenin tek tesellisiydi, sanırım. O kadar fazla konuştu ki sonunda beyni oksijensiz kaldı, saçmalamaya başlamıştı. Ne dediğini artık o bile dinlemiyordu anlaşılan.

Gecenin başından beri toplam on cümle kurmuştum, on kısa cümle. Onu dinlemiyordum, sadece sesini yükselttiğinde ona bakıp “Hı hı” diyordum. Bu da ona devam etmesi için gerekli motivasyonu veriyordu.

Sonunda uykusu geldi. Ama başını yana yaslayıp gözü kapalı konuşmaya devam etti. Gerçekten takdire değer bir enerji harcıyordu. Başımı kaldırıp onu tebrik etmek istedim. Susmuştu. Nihayet! Son kadehi yuvarlayıp onu kucakladım, yavaşça yatağa yatırıp soymaya başladım. Sonunda o küçük ve muhteşem göğüslerle tanışma vakti gelmişti. Gerçekten güzeldiler. Mırıldanıyordu. Pantolonunu çektim aşağı. “Kimse beni anlamıyor” dedi. “Ben seni anlıyorum.” dedim fısıldayarak, anlıyordum onu, “bütün anlamları devşireceğim senin karanlık soru işaretlerine.” Daha iyisi gelmemişti aklıma ama işe yaramıştı. Gerisini rakı hallederdi. İnliyordu. O kafayla zor gibi görünüyordu ama soru işaretimi ünleme çevirmeyi başarmıştım. Usulca ittirdim hayatın anlamını o kıllı kaosun içine. “İşte!” dedim, “Bu senin varoluşunun diyalektiği”, inleyip tamamen bıraktı kendini. Bir deri, bir kemikti kadın. Bacaklarını kaldırıp karnına bastırdım ve iyice arttırdım ritmi. Bir şeyler söylemeye çalışıyordu; “La-ah-net-ah-ol-sun-ah-çok-bü-yü-yük-ah-sün! Ah-ya-vaş-canım acıyo-ah AH!!”

Öfke doluydum. Bütün gece beynimi s.kmişti. Şimdi intikam vaktiydi! Aslında duyarlı biriyimdir, en azından daha az duyarsız. Ancak bu durum bir istisnaydı, bütün tanrılar ve bütün şeytanlar buna anlayış gösterirdi eminim. Bir yandan vuruyor, bir yandan da içimden konuşuyordum:

“Demek kovayla iyi anlaşırsın ha! Al bununla iyi anlaş bakalım!”

“Ah zavallıcık canın mı acıdı yoksa? Kıyamam sana!”

“Al sana Metallica! Üstelik hala iyiler!”

“Uzun saç moda mıydı da geçti? Seni salak et parçası!”

“Oh Courtney I love u too!!”

Ertesi gün kendimden nefret edecektim ama duramıyordum, ok yaydan çıkmış 12’ye doğru uçuyordu sanki, küçük ejderhalar başımın etrafında tur atıp havaya alevler saçıyorlardı. Zavallı en az iki gün oturamayacaktı. Ama şeytanın sidiği karışmıştı bir kere kanıma. Şeytan kazanacaktı! Sonunda titreyip böğürerek boşaldım. Sanki sırtım yarılmış ve binlerce yarasa havalanmıştı.

Neyse ki hala nefes alıyordu kadın. Sarhoşluğumun yarısı geçmişti, kalanı da uyuyana kadar yeter de artardı bile. Biraz huzur, en sonunda..

Bir süre sessizce ağladı. Hiç ses çıkarmadan yanında uzandım. Biliyordum. Yüzyıllardır değişmeyen kurallar vardı bu işte, hepsini biliyordum. Duygularını saklayabildiğin sürece sana saygı duyulurdu. En ufak hamlemde patlayacağını, çığlık çığlığa ağlayıp gecemin geri kalanını da zehir edeceğini biliyordum, bu bir tuzaktı, bubi tuzağı. Evvela incinmişi oynayacak ve ilk kelimemle çıldırıp çemkirecekti. Bir acemi özür dileyip sarılmaya çalışırdı ve ardından zılgıtı yiyip kapının önüne konurdu. Ben bir acemi değildim. Bu oyuna o kadar çok getirilmiştim ki, artık duyarsız bir orospu çocuğunun duyarlı bir orospu çocuğundan daha az acı çektiğini öğrenmiştim.

Yavaşça sokulup “Özür dilerim canım, bir anda kendimi kaybettim” dedim. Yüzüme nefretle baktı, “Affet beni, ben aşağılık bir herifim, gerçekten çok üzgünüm” diyip kollarımı vücuduna doladım. Beni sertçe ittirip “Bırak beni orospu çocuğu!!” diye bağırdı, “Resmen tecavüz ettin bana!” Ve çıldırmış gibi ağlamaya başladı. Gerçekten ağlıyordu. Deli gibi bağırıyordu, “Defol buradan! DEFOOOL!”

İki tokadın ve bir Ayhan Işık öpücüğünün tüm bunları bitireceğini bile bile kalktım ve giyinmeye başladım. Kadın deliydi. (Umarım iyi bir adamın başını yakmaz.) Eşyalarımı topladım, ceketimi giydim ve tabakta kalan son parça peyniri ağzıma atıp evden çıktım. Ben çıkar çıkmaz ağlamayı kesip teybe bir Nirvana kaseti takıp bir sigara yaktığına istediğiniz her şey üzerine bahse girerim!

Taksi param yoktu. Ve 7-8 kilometre yol vardı önümde. Şansıma gece sıcaktı ve sokaklar bomboştu. En azından buna sevinebilirdim. Bir de yürüttüğüm iki Bukowski kitabına. Ayhan Işık olsa ne yapardı acaba?

Ben ne bileyim!
Kadir Çakan / Siyah Kahve

Use Facebook to Comment on this Post

Etiketler: , , , ,



20 Yorum yapılmış " Geveze Kadın ve Boktan Gece "

  1. kadir diyor ki:

    slm kızlar ekleyin kadir_52_45hotmail.com

  2. kadir diyor ki:

    slm kızlar ekleyin kadir_52_45@hotmail.com

  3. akın diyor ki:

    güzel sohbetler arkadaşlıklar ve ilişkiler isteyen bayanlar eklesin ama önce arkadaşlık

  4. Dark..16 diyor ki:

    Ekleyin beni kızlar pişman olmıcaksınız babam mütait para bol yani rahat olun kizlar

  5. ercan diyor ki:

    selam kızlar bekliyorum

  6. hakan diyor ki:

    bayanlar ekleyin arkadaş olalım gs_2734@hotmail.com

  7. onur diyor ki:

    ßenLé qüLmek eğLenmek isteyen ekLesn

  8. musa diyor ki:

    benı ekleyın boyum1.76 yesil gozlüyüm esmerım yasım 18 bayanlar benı ekleyın yasınız farketmez musa___92@hotmail.com

  9. musa diyor ki:

    benı ekleyın 176 boyundayım esmerım yesil gozluyum 18 yasındayım butun baynlar benı eklesın yaş farketmez

  10. mevlut18 diyor ki:

    slm ben aydınlıyım 18 yasındayım 175 boyundayım tanısmak isteyen bayanlar ekleyeblrler yas farketmez

Yorum Yapın

 
Copyright © 2009 Arkadaşlık Siteleri ve Arkadaşlık Uygulamaları. Tüm hakları saklıdır.
Sevgi & Aşk